Etiketler

, , , , , , , , , , ,

Merhabalar. Bu haftaki yazımızda Noam Chomsky’nin Medya Denetimi kitabından bahsedeceğiz. Noam Chomsky; Pennsylvania’da doğmuş olup aktivist, dil bilimci, filozof, mantıkçı, siyasî eleştirmen, tarihçi ve yazardır.1965’ten beri ABD dış politikasının önde gelen eleştirmenlerinden birisi olmuştur.[1]

Chomsky kitabında; medyanın kime ne amaçla/amaçlarla hizmet ettiğinden bahsetmekle birlikte rızanın imalatı, propaganda modeli, şaşkın sürü gibi kavramlar hakkında örnekler de veriyor. “Totaliter devlette cop neyse demokraside de propaganda odur.” diyor Chomsky ve demokrasinin aslında lanse edildiği kadar masum olmadığını, yine son sözü seçilmişler sınıfının söylediğini ve biz şaşkın sürününse gidişatta hiçbir rolümüz olmadığını ancak bizim öyle sanmamızın sağlandığını anlatıyor. Halk, bir şeylere uyanıp dikkatini neler olup bittiğine çevirdiğinde halkı oyalamak için devreye medya giriyor ve futbol müsabakaları, televizyon programları sayesinde halk yeniden yatıştırılıyor. Durum biraz daha vahim olduğunda bu sefer devreye savaş haberleri giriyor ve Körfez Savaşı’nda İran’a üstünlük sağlayamayan Saddam Hüseyin birden bire tüm dünyaya tehdit oluveriyor ve halk yeniden yatışıyor.

Chomsky kitabında aynı zamanda Halkla İlişkiler ve propaganda ilişkisine de değiniyor. Halkla İlişkilere eleştirel bir açıdan yaklaşan Chomsky, sektörün Amerika Birleşik Devletleri’ndeki doğuşunun amacının halkın aklının denetlenmesi olduğunu ileri sürüyor. Chomsky’ye göre iyi bir propaganda, hiç kimsenin karşı olamayacağı ve herkesin kendini feda edebileceği bir sloganla gerçekleşir. Bunu şöyle anlatıyor Chomsky: “Batı Pennsylvania Johnstovm’da çelik işçileri büyük bir grev yaptı. İşverenler, işçi direnişini kıran ve epey işe yarayan yeni bir yöntem denedi. Hem de şiddete başvurmadan. Parlak fikir, halkı; grevcilerin topluma ve ortak çıkarlara zarar veren bozguncular olduğuna inandırmanın yollarını bularak onların aleyhine döndürmekti. ‘Ortak çıkarlar hepimizindir; işçinin, işverenin, ev hanımının. Hepimiz uyum içinde Amerika’ya yürekten bağlılığımızla yaşamak ve çalışmak istiyoruz. O halde şu dışarıda gördükleriniz yıkıcı, başa bela, uyumu bozan ve Amerika’ya ihanet eden kötü grevcilerden başkası değildir. Ancak onları durdurabilirsek hep birlikte yaşamaya devam edebiliriz. Şirket yöneticisi ya da yerleri temizleyen adam; her kim olursa olsun, hepimizin çıkarları aynı. Hep beraber, birbirimizi severek Amerika için uyum içinde çalışabiliriz.’ Mesajın özü buydu ve kabul edilmesi için çok büyük çaba harcandı. Ne de olsa iş dünyasıydı; tüm medya ve diğer kitlesel araçlar ellerindeydi. İşe yaradı; hem de çok etkili bir biçimde. ‘Grev Kırmanın Bilimsel Yolları’ adını verdikleri yöntemin bu kadar etkili çalışmasının sırrı, toplum düşüncesinin Amerikancılık gibi boş ve sevimsiz kavramların esareti altına alınmasıydı. Kim buna ya da uyuma karşı olabilir ki? Veya Körfez Savaşı’nda duyduğumuz ‘Birliklerimizi destekleyin’ sloganına kim karşı olabilir?”

Medya denetimi; sektöre, medyaya, demokrasi kavramına eleştirel bir bakış açısından bakmak isteyen herkesin okuması gereken bir kitap. Nitekim eleştirel bakış açısı kazanmadan ortaya iyi bir iş çıkartamayız. Bir sonraki yazımızda görüşürüz.
Yazarlar:

Sevil Karaman

Sibel Beken

Özenç Kaya

Editör:

Nusret Onur Katalay

 

 

 

[1] https://tr.wikipedia.org/wiki/Noam_Chomsky

Reklamlar