Etiketler

, , , , , , , , , ,

Geçtiğimiz haftalarda sizlere pazarlama, viral pazarlama, revaçta olan dijital pazarlama eğilimleri gibi konulardan bahsetmiştik. Bu hafta ise dilimizin döndüğü, kalemimizin döktüğü kadar (aslında klavyemizin 🙂 nöro pazarlamadan bahsedeceğiz.

Son zamanlarda herkesin dilinde bir nöro pazarlama kavramı var. Çoğunluk kavramın ne olduğundan, hangi konularda yararı olduğundan çok etik olup olmadığını tartışmakta bu durumda zihinlerde kavramla ilgili bir önyargı oluşturmaktadır. Öncelikle gelin nöro pazarlama nedir literatür bu kavram hakkında ne diyor ona bakalım. Nöro pazarlama nöro bilim araçlarının tüketici iç görüleri ve pazarlama etkinlikleri açısından ticari kullanımı şeklinde ifade edilmektedir. Bir başka ifadeyle temel nöro bilim araştırma sonuçlarıyla yeniden gözden geçirilen pazarlama yöntemleri ve stratejileri anlamına gelmektedir. Temel olarak amaç tüketicilerin markayı satın aldıklarında onları satın almaya iten sebeplerin ne olduğunu anlamaya çalışmaktır. Yapılan nöro pazarlama çalışmaları sonucunda markanın tüketici zihninde hangi bölümleri harekete geçirdiği, hangi dürtülere ve duygulara yol açtığını anlamaktır. Bu araştırmalar sonucunda ise markalar; iletişim, reklam, pazarlama faaliyetlerini tüketicilerinin zihninde nasıl bir yer alıp, nasıl bir algı yaratmak istiyorlarsa ona göre bir strateji izliyorlar.

            Nöro pazarlamanın ne olduğunu öğrendikten sonra gelelim kısaca nasıl yapıldığına, hangi yöntemler kullanıldığına. Nöro pazarlama araştırmaları yapılırken en sık kullanılan yöntemler başlıca;

 *Saçlı deriye yerleştirilen taşınılabilir EEG elektrotları ile beyin korteksinin içindeki nöral senkronizasyonun yüzeye doğru yayılan elektrik voltaj dağılımını kaydetmesiyle yapılan EEG (Elektroensefalografi) yöntemi.

*Temel olarak beyindeki kanda yer alan oksijen yoğunluğunu ölçen bir sistem olan  fMRi (Fonksiyonel Manyetik Rezonans Görüntüleme) yöntemi. Bu yöntemle beynin enerji gerektiren bölümleri daha hızlı oksijen ve glikoz tüketir. Oksijen miktarının arttığı alanlar beyindeki nöronların birbirleriyle olan iletişimin arttığını gösterir. Pahalı bir yöntemdir.

*Bir diğer yöntem ise göz hareketlerinden dikkat, ilgi ve uyarılma seviyesinin belirlendiği eye tracking yöntemidir. Kızılötesi kameralarla gözbebeği çapının küçülmesi, büyümesi kaydedilir.

*FACS (Yüz İfade Tanımlama) yöntemi ise yüksek çözünürlüklü kameralar sayesinde yüz hareketlerinin kaydedilip diğer nöro bilimsel verilerle anlamlandırılmasını sağlar.

*Kalp atışı ve ritimlerinin ölçülerek yapıldığı ECG (Kalp ritmi) yöntemi ise diğer yöntemlere tamamlayıcı bir görev üstlenmektedir.

*GSR (Cilt İletkenliği) yönteminde duygusal ya da fizyolojik uyarılmaya duyarlı el veya ayaktaki derinin elektriksel iletkenliği ölçülür. Düşük maliyet, hızlı kurulum, düşük yanılma payıyla popüler olan bu yöntem diğer ölçüm teknikleri ile tamamlayıcı olur.

Kaynakça: (ErişimTarihi:27.12.2016)

www.ayhankaraman.com

www.neurodiscover.com

Yazarlar:

Ekrem Tunç

Özge Öndoğan

Nida Özcan

Bora Yanık

 

Editör:

Onur Sevinç

Reklamlar