Etiketler

, , , , , , , , , ,

 Merhabalar hocam, biraz kendinizden bahseder misiniz?

Merhaba arkadaşlar, ben Eda ER. 1981, İzmir doğumluyum. Çok anlamlı bir günden yani, Öğretmenler Günü olan 24 Kasım 2005 tarihinden beri bu fakültede Görsel İletişim Tasarımı bölümündeyim. Ege Üniversitesi Radyo-Televizyon ve Sinema bölümü mezunuyum. Yüksek lisansımı da aynı bölümde yaptım ve yüksek lisans tezim 90’lı yıllar sonrası sinemada kadına yönelik şiddet ve tecavüz olgusu üzerineydi. Ardından reklamcılık bölümünde doktoramı yaptım. Doktora çalışmam ise, toplumsal değişimin toplumsal cinsiyet bağlamında moda reklamlarında incelenmesi ile ilgili bir tez çalışmasıydı.

Okula öğretim elemanı olarak girmeden önce sektörde bir film yapım şirketinde yönetmen yardımcısı ve kurgucu olarak iki yıl çalıştım. Yaklaşık 200 kadar tanıtım filminin üretim sürecinde yer aldım. Şirkette oldukça yoğun bir çalışma tempomuz vardı. Çoğu zaman sadece uyumak için eve gitme fırsatımız oluyordu. Onun dışında zamanımız çoğunlukla çekimlerde ve şirkette geçiyordu.

Öğrencilik yıllarım içinde fakültemizde TRT spikerleri tarafından gerçekleştirilen bir eğitim grubu içinde yer aldım. Bu sayede fakültemizin etkinliklerinde ve bazı kuruluşların etkinliklerinde sunuculuk yaptım. Aynı zamanda Ege Üniversitesi Radyosunda spiker olarak görev yaptım. Bu süreç içinde düzenli olarak bir haber programının yanı sıra haftada bir öğrenci topluluklarını tanıtan bir program hazırladım. Bu programın yanı sıra öğle haberleri kuşağını seslendirdim.

Bu tecrübeler sonrasında, profesyonel olarak TRT’de Genç Aktif isimli bir programın sunuculuğunu 18 bölüm boyunca yaptım. Fakültedeki görevime başladıktan sonra ise, çektiğimiz bazı filmlerde seslendirme yaptım. En son seslendirme çalışmamı fakültemizin Sesli Kitaplar projesinde bir kitap seslendirerek gerçekleştirdim.

Bu noktada, meslek yaşantısı ile ilgili olarak şu hususu özellikle belirtmek isterim, yoğun çalışma temposu bu mesleğin en zor yanlarından birisidir. Ama mesleğinizi gerçekten sevdiğiniz zaman bu durumun üstesinden gelmeniz mümkün oluyor. Kendi açımdan şunu söyleyebilirim, henüz ortaokul yıllarındayken iletişim alanında çalışmak üzerine kendi kararımı vermiştim. Bu dönemlerde sık sık radyo programlarını arayarak programlarda sohbet konuğu olurdum. Bu nedenle bugün sevdiğim bir alanda çalışıyor olmak, kendi idealimi gerçekleştiriyor olmam açısından benim için çok değerli ve anlamlı.

eda81

  1. Görsel İletişim Tasarımı bölümü ile ilgili bizi bilgilendirebilir misiniz?

Görsel iletişim tasarımı,  iletişim alanının çok çeşitlenmesi ve sayıları giderek gelişen değişik mecralar içinde yer alması sonucunda, geniş bir alana hizmet verme amacıyla kurulmuş bir bölümdür. Görsel İletişim Tasarımı dediğimizde aklımıza gelmesi gereken ilk nokta, bu alanın iletişim teknolojisini ve görsel tasarımı bir arada bulundurarak iletişim kurulmasını sağlayan yaratıcı bir süreci barındırmasıdır. Bu yönüyle de aslında görsel iletişim tasarımı alanının disiplinler arası bir niteliğe sahip olduğunu ve farklı disiplinlerin bilgi ve becerilerinde ustalaşmayı gerektirdiğini söylememiz mümkündür.

Teknolojinin hızla gelişmesi ve bu duruma paralel bir biçimde iletişim alanında değişen beklentilerin ortaya çıkması sonucunda, geleneksel iletişim yöntemlerindeki tasarım süreçleri de evirilmek durumunda kalmıştır. Bu durumun neticesinde doğan yeni ve geniş kapsamlı uzmanlık alanı Görsel İletişim Tasarımı’dır. Dolayısıyla iletişimin disiplinler arası yapısı içinde, görsel iletişim tasarımı en yeni uzmanlık alanı olarak dikkat çekmektedir. Yurtdışında bu bölümün çok fazla sayıda üniversitede yer aldığını görmekteyiz. Türkiye’ye baktığımızda ise çoğunlukla özel üniversitelerde olmakla birlikte devlet üniversitelerinde de son zamanlarda sayısının artamaya başladığını görmekteyiz. 

Görsel İletişim Tasarımı’nın özünde dış dünyayı görsel olarak okumaya yönelik dersler yer almaktadır. Aynı şekilde dış dünyayı görsel olarak aktarmayı sağlayacak yöntemler de öğretilmektedir. Çünkü alanın doğasında görsel dünyayı anlama ve anlamlandırma vurgusu bulunmaktadır. Bu nedenle kuramsal dersler görsel iletişim tasarımı bölümünde önem verilmesi gereken derslerdir. Görsel dünyayı anlamlandırabilmek için felsefe, sosyoloji, psikoloji, sanat tarihi ve eleştirisi gibi pekçok kuramsal derslerin öncelikli olarak özümsenmesi gereklidir. Çünkü yaratıcı süreçlerin arkasında kuramsal temel olması gerektiği inancındayım. Hangi alana yönelik görsel tasarım yapılırsa yapılsın, alanın içerdiği kuramsal bakış açısı bilinip tasarımlar sahip olunan bu bilgiler üzerine oturtulduğunda yaratıcı çalışmalar gerçekleştirilebilir.

Kuramsal temel önemlidir dedik. Peki, kuramın yanında uygulamanın yeri nedir? Görsel iletişim tasarım alanı kuram ile uygulamanın birbirinden ayrılamayacağı, birini diğerinden ayrı düşünemeyeceğimiz bir alan. Bu nedenle entelektüel bilgi teknolojik donanım ve yazılım bilgisiyle harmanlandığı zaman ortaya yaratıcı bir tasarım çıkacaktır. Bu nedenledir ki,değişen teknolojiye bağlı olarak değişen ve hızla ilerleyen bir alan olan görsel iletişim tasarımı alanında teknolojiyle akademik dünyayı eş zamanlı olarak götürmek çok önemli. Bölüm olarak biz de alana yönelik Bilimsel Araştırma Projeleri gerçekleştirerek hem altyapı hem de bilgi anlamında kendimizi ve bölüm olanaklarımızı geliştirme yönünde çalışıyoruz.

Görsel İletişim Tasarımı Bölümü olarak şimdiye kadar çok farklı alanlarda BAP projeleri gerçekleştirdik. Su altı görüntülemeden havadan görüntülemeye, moda fotoğrafçılığından kurumsal kimlik tasarımına, grafik mizahtan animasyon film üretimine kadar uzanan bir yelpazede görsel iletişim tasarımı alanı ile ilgiliBilimsel Araştırma Projeleri gerçekleştirdik.

Alanımıza Öğrenciler açısından yaklaşacak olursak, Görsel İletişim Tasarımı eğitiminde öğrenciler tasarım prensiplerine odaklı yaratıcı problem çözme, stratejik düşünme, kavramsal düşünme, güçlü ve etkili iletişim becerileri kazanma, kurum kimliği tasarımı oluşturma, marka tasarımı ve yönetimi, marka konumlandırma, markalaşma sürecinde reklam mecralarının seçimi ve kullanımı vb. alanlar üzerine odaklanmak durumundadırlar.

Buradan yola çıkarak Görsel İletişim Tasarımı bölümünü seçmek isteyen öğrencilere değişen teknolojik dünyayı sürekli takip etmeleri gerektiğini söylemek isterim. Bunun yanı sıra,öğrencilerin entelektüel açıdan da farklı disiplinlere ait bilgiler edinmeleri ve kuramsal ve teknolojik bilgileri yetenekleri ve yaratıcılıkları ile harmanlamaları sonrasında, görsel dünyanın başarılı birer mimarı olacaklarını da eklemek isterim.

Alanımıza mesleki açıdan baktığımızda ise, görsel tasarım hızla gelişen teknolojilere bağlı yeni bir meslek olduğu için bu teknolojilerin geliştiği alanlardamezun öğrencilerimize yönelik talep giderek artmaktadır. Dolayısıyla görsel iletişim tasarımı büyük talep gören ve parlak bir geleceği olan bir çalışma alanıdır.

Görsel iletişim tasarımı eğitimi alan öğrencilerin hangi meslek dallarında çalışabileceği konusuna gelecek olursak, bu alandan mezun olan öğrencilerin öncelikle çok farklı sektörlerde çalışma imkânlarının olduğunu söylemek gerekir. Mezunlarımız,

  • Bilgisayar yazılım şirketlerinde,
  • Gazete ve dergi sektörlerinde
  • Reklam ajanslarında,
  • Çeşitli televizyon kanallarında,
  • Film yapım, animasyon kuruluşlarında görev alabilirler.

Görsel iletişim tasarımı mezunları, yukarıda sayılan çalışma alanlarındahareketli grafik tasarımı, basılı görsel tasarımlar, web tasarımı, ara yüz tasarımı, etkileşim tasarımı, oyun tasarımı, mobil uygulama vb. alanlarda pre-prodüksiyon/prodüksiyon/post-prodüksiyon süreçlerinde yer alırlar. Dolayısıyla görsel iletişim tasarımı bölümünün çalışma alanı açısından çok farklı seçenekler sunan bir bölüm olduğunu söylememiz mümkün.

  1. Fakültemiz hakkında düşünceleriniz nelerdir ve okulumuza gelecek öğrenciler için neler söylemek istersiniz?

Öncelikli olarak şunu söylemek gerekir: Fakültemiz Türkiye’deki ilk 5 üniversiteden biri olan Ege Üniversitesi gibi köklü bir üniversitenin bünyesinde yer almaktadır ve kuruluş tarihi de 1968 yılına dayanmaktadır. Dolayısıyla fakültemizin de uzun bir geçmişinin olduğunu söylemek mümkün. Bu geçmiş fakültemizi en itibarlı kurumlardan birisi haline getirmektedir. Sektörde başarıya ulaşmış olan mezunlarımız da fakültemizin itibarını arttırmakta ve öğrencilerin fakültemizi tercih etmelerinde olumlu bir etki sağlamaktadır.

İzmir’de yer almasıfakültemizi özellikle çekici kılan noktalardan biridir. Öğrencilik hayatı açısından bakıldığında, İstanbul gibi kalabalık ve karmaşık bir kent olmaması öğrencilerin ve velilerin üniversitemizi ve fakültemizi tercih nedenlerinden biridir. Ayrıca İzmir’in nispeten pahalı bir kent olmaması ama aynı zamanda da büyük bir şehir olma özelliği taşıması,  dolaylı olarak fakültemizin tercih edilmesinde etki sağlamaktadır.

Bunların yanı sıra geniş, bütünlüklü ve öğrenciye yönelik hizmetlerin yeterli olduğu bir kampüse sahip olmamız, hem kendi öğrencilerimizin hem de diğer fakültelerin öğrencilerinin birbirinden kopuk olmasının önüne geçiyor. Farklı disiplinlerden öğrencilerin birarada olup kaynaşabileceği öğrenci topluluklarının olması da sosyalleşme açısından öğrencilere büyük bir fırsat sunuyor.

Fakültemize gelince, yıllar içinde artan teknolojik donanım ve stüdyo olanakları öğrencilere alanda pratik bilgiler ve deneyim edinebilmesine olanak sağlıyor.

Fakültemize gelmek isteyen öğrencilere ilk tavsiyem, öncelikli olarak üniversiteyi meslek edinme yeri olarak görmemeleridir. Çünkü üniversite öğrencilerin amaçlarına ulaşmaları için hangi yolu çizmeleri ve bu yolda ilerlerken hangi edinimleri kazanmaları gerektiği yönünde onlara yol gösterici bir araç, hocalar ise bu konuda onların en önemli rehberleridir. Amacınız ne ise ona odaklanmalı ve o konuya ilişkin entelektüel ve pratik her türlü bilgi ve beceriyi kazanma yönünde araştırmacı ve girişken tavrınızı ortaya koymalısınız. Bu arada teknoloji hızla gelişen bir ivmeye sahip ve bu hızı ne kadar yakalarsanız iletişim alanında o kadar başarılı olacağınızı aklınızdan çıkarmamalısınız.

Üniversitemiz bünyesinde televizyon ve radyomuz bulunmaktadır. Bu olanakları bir fırsat olarak görüp, kendinizi geliştirmek için buralarda deneyim kazanmanız bence çok önemli. Anlatmış olduğum gibi, benim mesleki rotamı belirlemekte fakülte içinde gerçekleştirdiğim çalışmalar ve uygulamalar büyük katkıda bulundu. Ayrıca staj dönemlerini de fırsata çevirmenizde yarar var; yapacağınız stajın kendinizi, isteklilik derecenizi ve becerilerinizi ispatlama noktasında size iletişim alanının kapısını açan önemli anahtarlardan biri olduğunu unutmamalısınız. Bu anlamda, benim TRT kurumunda Haber Bölümünde yapmış olduğum staj daha öğrencilik yıllarından itibaren mesleki kazanımlar edinmeme olanak tanımıştı. Bu tarz fırsatlar,  hem öğrencilerin mesleğin doğasını öğrenmeleri hem de mesleki açıdan beklentilerini kıyaslamaları; yanı sıra kendilerini mesleki yeterlilikleri ve isteklilikleri konusunda tanımaları açısından kaçırılmayacak olanaklardır. Bunların yanı sıra öğrencilik hayatınız boyunca sosyalleşmeyi, etkili iletişim becerisine sahip olmayı ve girişken davranmayı asla ve asla es geçmeyin.

Yrd. Doç. Dr. Eda ER’e Teşekkür Ederiz.

Yazarlar:

Meryem KÜÇÜKOĞUL

Gizem KOCAAĞA

Nesibe ERİM

Reklamlar