Etiketler

, , , , , , , , , , , , ,

JUST DO IT-UNLIMITED YOU

nike41

Nike’ın yıllardır izlediğimiz “Just Do It” reklam serisinin ele alınma zamanı gelmişti. Spor dünyasından moda dünyasına kadar ulaştığı her bireyi, tasarımı ve markanın kendisini  tüketicinin zihninde konumlandırmasıyla güçlü, özgür, başarılı, limitsiz ve odaklı algısını son yıllardaki atağıyla beyinlerimize kısa zamanda kazıdı. Slogan ilk 1988 yılında Nike’ın reklam filminde sunuldu. O günden bugüne aynı sloganı kullanan Nike’ın aslında bu sloganı başarıya ulaştırmasının en büyük iki paydası tasarımcısını değiştirmesi ve reklam filmlerinin sıklığı ile altyapısı idi. Nike’ın Adidas’a karşı fiziki rahatlık yarışına girerek müşterinin algısal konumlandırmasını sığ bırakması bu galibiyetsiz yarıştan çekilip algısal konumlandırmaya önem vermesiyle Nike  ‘Just Do It’ sloganıyla insanların kafasında yer eden en iyi altı firmadan biri olarak galibiyetini ilan etmesini sağlamış  oldu.(2011).

UNLIMITED YOU

Algısal konumlandırmanın günümüz pazarlama strajesinde her şey olduğunu kanıtlayan Nike, “Unlimited You” kampanyasıyla spor  yapmanın ve sınır tanımazlığın cezbedici arzusunu uyandırdı.Bu söylemleri altında daha cesaretlendirici, daha özgür ve tüm bunları daha doğal şekilde ifade etti.Dünyanın en iyi sporcularını kampanya yüzü yaparak, ulaşılamaz ve elde edilemez göstermek yerine onların çocukluklarından ve çalışmalarından kesitler vererek çalışma, disiplinle beraber markanın bu anlamda onların yanında olduğunu ve Nike ile beraber her şeyin başarılabileceğini gösterdi. Serena Williams, Alex Morgan, Ashton Eaton, Neymar Jr, Lebron James gibi spor devlerinin yanında sıradan insanlarında deneyimlerine yer veren reklam filmleri “imkansız” sözcüğünün sözlüklerinden nasıl çıkardıklarını anlatır nitelikteydi. Ülkemizde de yerele uyarlanan reklam filmi yurtdışındakinin aksine Türk sporcularının az tanınırlılığından dolayı çok ses getirmeyeceğe benziyor.

Reklam filmlerini incelediğimizde özgüveni düşük, başarısız olacağını düşünen insanları cesaretlendirerek onlara destek olmaktadır. Bunun pazarlamadaki anlamı “başarmak için Nike giymelisiniz”dir. Oluşturmak istediği bu algının ne kadar başarılı olduğunu spor salonlarından sokağa taşan ve günlük hayatın bir parçası haline gelen “Airmaxciler”de görmekteyiz. Bu algı kalıplarda tutulamayıp fashion bloggerların vazgeçemediği “Airmax”lerin her yere taşınmasındaki en büyük etkenlerdendir.

Sporun her kategorisine önem veren ve bu nedenle niş sporlar da dahil olmak üzere spor alanını ön plana çıkaran Nike, bu kapsamda sıklıkla futbol, basketbol, atletizm dışında eskirim, tenis, jimnastik gibi spor dalları üzerine yoğunlaşıyor.

İşin özü yıllardır verdiği mesajı şimdi üstüne basarak veren Nike’ın başarısının en büyük nedeni budur. Aksi takdirde Puma’nın panterinin bizi herkesten yukarı sıçratmayacağını, Nike’ın marka sloganlarını salonda terlerken ve koca vücutlar görürken onlardan bir adım öne itmeyeceğini biliyoruz. Ama biliyoruz ki mesaj her şeydir. İroniye bakın ki  Puma Rihanna’yla birlikte yıllardır giydiğimiz ev terliklerimizi moda yaptı ve dışarıda gerine gerine yürümemizi sağladı. Aklımızı karıştırmadan en az sloganla bize seslenen her marka gibi onu da başarıya taşıdık(Zara, Apple, Starbucks) az kelimenin daha çok iş yaptığı bu dönemde mesaj karmaşasına yer vermemek ve mesajında ısrarcı olmak en doğru yol gibi duruyor şimdilik…

nike42

Unlimited You reklam filmlerini aşağıdaki linklerden izleyebilirsiniz;

https://www.youtube.com/watch?v=ivqhMxjV7j8

https://www.youtube.com/watch?v=3L6mccuFA2I

Yazarlar:

Erdem SOYLU

Eylem ÖZCAN

Merve ÜRGEN

Tuğba KORKMAZ

Kaynakça:

http://www.nike.com/tr/tr_tr/

https://tr.wikipedia.org/wiki/Nike_(%C5%9Firket)

http://marketings-blog.blogspot.com.tr/

http://www.mediacatonline.com/nike-just-do-iti-yeniden-tanimliyor/

 

Reklamlar