Etiketler

, , , , , , , , , , , , , , , ,

   Öncelikle başlığımızı neden “Başarılı PR Çalışması” vurgusu ile belirttik bunu anlatmak istiyoruz. Halkla ilişkiler çalışmaları hemen hemen her yerde var olan bir iştir. Hele ki pazarlama, ürün/hizmet tutundurma faaliyetlerinde daha çok başvurulan olmazsa olmaz bir alandır.

   Halkla ilişkiler, bağlı olduğu kurum ve kuruluşların imajını yenileyen, düzenleyen ve bu imajı ileriye götürmeyi hedefleyen bir amaca sahiptir ve küresel ölçekte olan şirketlerin, kurum ve kuruluşların göz ardı edemeyeceği bir önemi bulunmaktadır. Bu nedenle herhangi bir sektöre bağlı bir şirketin, piyasaya yeni sunacağı bir ürünü/hizmeti tutundurması için bazı çalışmalar yapması gerekmektedir. Özellikle küresel bir şirketten bahsediyorsak, yalnız kendi ülkesine yönelik değil, var olduğu yabancı pazarlara yönelikte çalışmalarını genişletilmesi gerekir. Bütün bunlar ele alındığında halkla ilişkiler devreye giriyor.

   Yeni bir ürünün veya hizmetin yerli ve yabancı piyasa sunulacağı zaman, ele alınan mottomuz “ Küresel Düşün Yerel Davran” olmaktadır. Çünkü ne üretirseniz üretin, girdiğiniz pazara hakim değilseniz tutunmanız pek kolay olmaz hatta pazar kabul bile etmeyebilir. Burada yapılacak en önemli adım, tabii ki doğru bir PR (halkla ilişkiler) çalışması yaparak yola çıkmak olacaktır.  Oreo markası da yurtdışında oldukça yüksek bir pazar payına sahip ve tüketicisi tarafından kabul görmüş köklü bir bisküvi markasıdır. Fakat bununla yetinmek istemeyen marka yabancı pazara çıkmak istiyor ve Türkiye ile Ocak 2015’te tanışıyor. Yeni bir pazara giren marka köklülüğünün olmasına karşın, yabancı pazarda tutunma çalışmaları başlatıyor.

   Öncelikle Oreo marka bisküvileri pazara, Migros marketlerde piyasaya sürülerek, pazarın nabzı ölçülmek amaçlanmış. Bu yöntemle istenilen ilgiyi çekebildiği için ürün, tanınırlılığını ve pazar payını arttırmak için tutundurma faaliyetlerine başlamış. Tabii bu süreç içersinde pazara yeni girmiş olan ürüne karşı tüketici tedirgin yaklaşabilir veya yeni lezzetlere alışkın tüketici ise hemen benimseyebilir. Yani buradaki önemli nokta tüketici bir diğer ifadeyle hedef kitle analizi. Bu noktada Oreo, yapmış olduğu çalışmalarla, hedef kitlesi olan bizleri “Türk Halkını” can evinden vuran bir strateji ile karşımıza çıkıyor. Hedef kitlesine uygun pazarlama taktikleriyle, çok iyi bir hedef kitle analizi yaparak, Türk halkının memleketine, gelenek ve göreneklerine, kültürüne düşkünlüğünden yola çıkarak pazarlama stratejisini başlatan Oreo, öncelikle tv reklamlarıyla kendini tanıtırken bir yandan da sosyal medyadan viral paylaşımlarla stratejisini uygulamaya başlar.

viral21

viral22   İlk olarak, sosyal medyada Türkçe gönderisiyle
dikkatleri üstüne çeken marka, daha sonra İstanbul, İzmir, Ankara, Sivas, Adana ve Van şehirleri olmak üzere buralardaki kültürel özellikler üzeriden sosyal medyada yapılan paylaşımlarıyla, tüketicisiyle ürün arasında bir sempati kazandırmayı başarır. Bu kazanılan başarı da,
Türkiye pazarında Oreo markasına alternatif oluşturacak birçok marka varken; böylesine yaratılmış marka sempatisiyle aniden diğer markaları geride bırakabildiğini, tüketicinin fiyat olarak bile daha pahalı olmasına karşın karşılaştırma yapmadan ürünü satın almasını sağlayabildiğini ve Oreo markasının Türkiye pazarında yavaş yavaş yer edinmeye başladığının sinyallerini göstermektedir.

viral23          viral24       viral25

virail26                                     viral27

   Tabii burada, tutundurma faaliyetinde kullanılan mecranın da doğru seçilmesi diğer önemli bir husus. Viral pazarlama taktiğinin kullanılması, hem genç bir nüfusa sahip olan Türkiye için hem de marka sempatisi kazandırılması açısından sosyal medyadan viral pazarlama tekniğinin kullanılması yine doğru bir seçenekle yola çıkıldığını bizlere gösteriyor. Böylesine oluşturulmak istenilen sempatinin, göze sokulmadan veya bangır bangır Tv reklamlarında verilmeden, sessiz bir şekilde tüketiciye ulaştırılması, üründen soğutmadan aksine gülümseterek ve ürüne karşı yakınlık hissi kazandırılması başarılı bir adım olduğunu göstermektedir.

  İşte ürün/hizmet tutundurulmasında, halkla ilişkiler çalışmalarının doğru bir strateji izleyerek ele aldığı “Küresel Düşün Yerel Davran “ mottomuzun ve seçilen mecranın önemi çok açık. Yani basit bir bisküvi markasının hedef kitle analizinde doğru noktalara değinmesi, ele alması ve sunuş şekli, markaya bir pazar daha kazandırmış olmaktadır.

İletişimin Dijital Kedisi, Halkla İlişkiler İletişim Platformu eski yazarlarından Mehmet Ali BOZALP’ın da dediği gibi;

 “Halkla ilişkiler: sıradan olmakla önemli olmak arasında fark” tır.(1)

Bir dahaki viral ve gerilla pazarlama örneklerinde halkla ilişkilerin önemini vurgulayan yazımızda görüşmek üzere sevgili okur…

Yazarlar:

Tuğçe BEYDOĞAN

Bilgehan ALTUNTAŞ

Oğuzhan GÜÇLÜ

Tuğçe ÇOŞGUN

Atilla BİLGİ

Kaynakça:

http://www.halklailiskiler.com.tr/yazi.php?id=4390- Mehmet ALİ BOZALP – Yayın Tarihi :2009(1)

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Reklamlar