Etiketler

, , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Web Ortamından Halkla İlişkiler blogumuz bu hafta yayına başladı. Medya Okuryazarlığı Çerçevesinde İzlenmesi Gereken Filmler ve Okunması Gereken Kitaplar bölümünde önerdiğimiz kitaplar ve filmler, sadece lise ve üniversite düzeyinde iletişim eğitimi alan öğrencilerin ya da İletişim Fakültesi’nde eğitim almayı düşünen müstakbel öğrencilerin değil aynı zamanda bir medya okuryazarı olmak isteyen herkesin medyayı ve medyanın yarattığı gündemi daha doğru yorumlayabilmelerine yardımcı olabileceğini düşündüğümüz için seçilmiştir. Medya olarak niteleyebileceğimiz yazılı-sözlü her mecranın sunduğu mesajların gerçekliğini sorgulama becerisini bize kazandıracak her kitabın ve filmin yorumunu buradan paylaşarak siyasi-sosyal-ekonomik tüm konularda bilgimizi çoğaltacağız.

Genç İletişimcilerin izlemesi gereken filmler bölümündeki ilk önerimiz Robert Kenner’in yönetmen koltuğunda oturduğu, Naomi Oreskes ve Erik Conway’in aynı adlı kitabından uyarlanmış 2014 yapımı bir belgesel-film olan Şüphe Tüccarları.

İzleyeceğiniz belgesel- filmde; küresel ısınma, iklim değişiklikleri, sigaranın sağlığa zararıyla ilgili insanların algılarının nasıl yönetildiği anlatılıyor. “Nasıl yani, küresel ısınma su götürmez bir gerçek değil mi? Sigaranın sağlığa zararlı olduğunu bilmeyen mi var?” dediğinizi duyar gibiyiz. “İnsanlar kabak gibi ortada olan gerçeklere gözlerini nasıl kaparlar?

Yağ gibi suyun üzerine çıkan bazı insanlar vardır. Hepimizin etrafında olmuştur böyle kişiler. Sürekli, her konuda, durmaksızın haklı olurlar. Sizin söylediğiniz ne kadar doğru olursa olsun sizi söyledikleriyle, bilgilerinizi ve kendinizi sorgulatmaya iterler. İngilizcede böyle kişilere “Spin Doctor” denir. Türkçesi ise “Döngü Uzmanı”dır. İşte yukarıdaki satırlarda bahsedilen gerçeklerin üzeri bu kişilerce ve bu kişilerin destekleyen kurumlarca örtülür. En sonunda insanlar hakkında kesinlikle bildiği şeyleri dahi sorgular hale gelir.

Belgeselde gerçeği göstermeye çalışan bilim adamları ve zengin, siyasiler üzerinde yaptırım gücü olan iki tarafın savaşına yer verilir. Çıkar sahipleri doğruluğunu bildiği gerçeklerin yıllarca etik olmayan eylemler ile üstünü kapamakta ve böylece kazançlarını arttırmaktadır. Bilimin çürütülmez kanıtlar sunması durumunda ise farklı çalışmalarla çıkarlarını koruma yolları aramaktadırlar. ‘Şüphe uyandırmak ve satmak’ bunlardan yalnızca birisidir.

Filmin adında da yola çıkarak, şüphe tüccarlarının amacı; küresel ısınmanın bilimsel bir gerçeklik olmadığı, hatta küresel ısınma diye bir şey olmadığı ki böyle bir şey varsa bile buna insanların sebep olmadığı konusunda asılsız söylemler geliştirerek insanların kafalarında küresel ısınmaya dair bir şüphe uyandırmaktır. Zira küresel ısınma bilimsel bir gerçeklik olduğundan bunu tamamen çürütmek imkansızdır ancak laf oyunları ve saptırmalarla insanların zihinlerini bulandırarak doğru ve yanlışı ayırt edebilmelerini engellerler.

Filmde “Şüphe Tüccarları” dikkatleri üzerlerinden çekmek için sadece laf oyunlarına başvurmazlar. Aynı zamanda kendilerine “Çevreciler” diyen Amerikalıların amaçlarının aslında çevre kirliliğini önlemek olmadığını vurgularlar ve onları sıkı bir Komünizm karşıtı olan Amerika Birleşik Devletlerine “Komünistler” olarak pazarlarlar.

Filmde geçen “Eğer tütün işini yapabilirsen, Halkla İlişkilerde her şeyi yapabilirsin.” alıntısı bize gösteriyor ki etik kaygıları olmayan çıkar grupları kar etmek için yaptıkları reklamlarda sınırsızca her yolu deniyorlar.

Politikacılarında içinde bulundukları gizli projelerin kamuoyundan nasıl gizlendiğini gözler önüne seren bu belgesel, kamuoyuna yansıtılanın altındaki gerçekleri görmemiz açısından önemli bir çalışmadır.

Genç İletişimcilerin Okuması Gereken Kitaplar bölümünde ilk haftamızdaki önerimiz Ümit ÖZDAĞ’ın Algı Yönetimi kitabı. 2005 yılından beri aktif olarak siyasetin içinde yer alan Ümit Özdağ’ın birçok kitabı referans alarak yazdığı Algı Yönetimi kitabında, zihinleri, kalpleri ve dolayısıyla tüm kitleyi ele geçirmenin yolunu teorik olarak ele almış.

Özellikle algı yönetimi, propaganda, psikolojik ve enformatik savaşları siyaset ve siyasetçiler açısından incelemiş ve seçmenin yanında yer alması için siyasi partilerin izledikleri yolları açıkça anlatmıştır.

Propagandanın ana ilkelerini, türlerini, tekniklerini, propagandanın ikna ile ilişkisini, propagandaya nasıl karşı koyabileceğimizin yollarını anlatmıştır.

Psikolojik ve Enformatik savaşları herkesin az çok bildiği Türkiye sorunlarıyla örneklendirerek- PKK, ASALA, ABD-CIA örnekleriyle- açıklamıştır.

Oy kullanma hakkı olan her Türkiye vatandaşının okuması gereken bir kitap olan Algı Yönetimi, siyasetin iç yüzünü, siyasetçilerin bizleri kazanmak için neler yaptığını ve Türkiye’ye yönelik soyut savaşların alt yapısını görmemiz açısından temel olacak bir kitaptır.

Yazarlar:

Sevil Karaman

Sibel Beken

Özenç Kaya

 

 

Reklamlar