Etiketler

, , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

asasasasasasas

Küreselleşen dünyamızda işletmeler sadece ürettikleri ürünlerle değil kurum olarak duruşlarıyla, ilkeleriyle, ülkeye verdikleri diğer hizmetlerle ön plana çıkmaya başladılar. Aynı sektörde birçok işletmenin bulunması kurumların rakiplerinden farklılaşması için bir yol bulmalarını gerektirdi. Bu konuda en önemli farklılığı ülkedeki insanların ihtiyaçlarına cevap verip, toplum yararını gözeterek yarattılar. Toplumsal sorunlara yaptıkları projelerle çözüm bulmaya çalışırken, aynı zamanda marka imajlarına da olumlu katkılar sağladılar.

Kurumsal sosyal sorumluluk, temelde markanın bir birey olarak yaşadığı toplumda öncelik olarak hassasiyetlere dikkat çekmek ve çözüm bekleyen problemler ile ilgili farkındalık yaratmak, çözümler bulmak adına projeler ile gerçekleştirilen stratejilerdir. Şirketlerin ürün ve hizmetleri dışında, tüketici ile samimi bağlar kurulması adına da önemli bir fırsattır. Özellikle marka güveni ve imajının inşasında kurumsal sosyal sorumluluk stratejileri büyük ölçüde artı değerler katabilmektedir.

İşte bu yüzden bizde blog yazılarımızda markaların kurumsal sosyal sorumluluk projelerini inceleyecek ve olumlu olumsuz eleştiriler getireceğiz.

İlk değerlendirmeye alacağımız marka “ETİ” markasıdır. Eti markası, 1962 yılında üretime başlamış olan bir yiyecek markasıdır. Sektöründe her zaman tüketicilerine daha iyisini sunmaya çalışan bir marka olmuştur.

Sosyal sorumluluk projelerine baktığımızda;

*Sarı bisiklet projesi; eti ve aktif yaşam derneği iş birliğiyle hayata geçirilen bir projedir. Adından da anlayacağınız üzere sağlıklı yaşam için hareket etmenin gerekliliğine ve farkındalığına dikkat çekilmek üzere yapılmış bir sosyal sorumluluk projesidir. Hedef kitlesi özellikle kadınlar ve çocuklardır. Yapılan etkinlikler ile katılımcılarına 7’den 70’e her yaştan insana bisiklet sevgisi aşılanmıştır.

*Eti Çocuk Tiyatrosu projesi; çocukların kişisel, sosyal ve kültürel gelişimlerine katkı sağlamak amacıyla ücretsiz tiyatrolar gerçekleştirmeyi ve çocuklara tiyatro sevgisini aşılamayı amaçlamıştır. Birçok tiyatro oyunu sergileyerek de milyonlarca çocuğa tiyatro kavramını öğretmiş ve hayal dünyalarını genişletmiştir.

*Eti Burçak ve WWF Türkiye İşbirliği(Eti Burçak ve WWF Türkiye İklime uyum Seferberliği projesi); bu proje kapsamında “Örnek Kasaba” uygulaması başlatılmıştır. Uygulama kapsamında Konya’nın Oğuzeli Kasabası pilot bölge seçilmiştir. Oğuzeli kasabası tüm Konya ve Kapalı Havzası ve hatta Türk tarımı için örnek bir bölge haline dönüştürülmek hedeflenmektedir.

*Eti Çekül Kültür elçileri projesi; Eti ülkemizin kültürel değerlerini korumak ve gelecek nesillere aktarmak amacıyla bu projeyi başlatmıştır. Projede çocuklar hedef alınarak, proje süresince her yıl ulusal ve yerel uzmanlar tarafından hazırlanan teorik ve pratik eğitimlerden geçmektedirler. Proje sonunda Türkiye’nin 77 kentinde ilköğretim 6. Sınıf öğrencisi olan 18.000 bine yakın kültür elçisi yetiştirilmiştir.

*Eti Çocuk Vapuru projesi; Eti ve Çocuk Esirgeme Kurumu koruması altında bulunan 7-12 yaşları arasındaki çocuklara İstanbul Boğazı’nda resim, perküsyon, tarih ve drama gibi çalışmalara katılımları sağlanmıştır. Eti Çocuk Vapuru ile bir yandan İstanbul Boğazının eşsiz güzelliğini keşfetmeleri, bir yandan da eğitici-öğretici ve eğlenceli atölye çalışmalarına katarak kendilerini geliştirme fırsatı yaratmışlardır.

Eti’nin gerçekleştirmiş ve gerçekleştirmekte olduğu projelere baktığımızda, daha çok çocuklar için proje ürettiğini ve bunu onların kültürel birikiminin artması için yapmış olduğunu görüyoruz. Hazır gıda ürünleri ne kadar her yaştan insanı hedef kitlesi içine alsa da bunların büyük çoğunluğunu çocuklar oluşturmakta. Marka aslından bunun farkında olarak  “Eti Çocuk Tiyatrosu”, “Eti Çocuk Vapuru” ve “Eti Çekül Kültür Elçileri” projelerini doğrudan çocuklar için yapmış, onların sanatla buluşmasını ve kültürel değerlerini öğrenmesini sağlamış

2014 yılından beri devam eden “Sarı Bisiklet” projesi ile sağlıklı yaşam alanında farkındalık yaratmayı amaçlıyor. Okullarda çocuklara bisiklet sürüş eğitimleri veriyor. Hepimiz hazır gıdalarda çeşitli katkı maddeleri kullanıldığını ve bu yüzden sağlık için daha zararlı olduğunu biliyoruz. Özellikle bunların fazla kalorileri olduğunu da biliyoruz. Bu açıdan baktığımızda hazır gıda üreten bir markanın insanları sağlıklı olmaya, harekete davet etmesi tezatlık oluşturuyor.

ETİ Burçak ve WWF-Türkiye, İklime Uyum Seferberliği Projesi’nin  Türkiye’nin ilk lifli bisküvisi Burçak’la bağdaştırılması ise bisküvinin içeriğinde kullanılan malzeme ve bu malzemenin projenin gerçekleştirildiği alandan elde edilmesi açısından oldukça anlamlı olmuş. Ürünlerinde kullandıkları tahıl ürünlerinin üretimindeki su harcama miktarını azaltıp, su kaynaklarının doğru ve verimli kullanılmasını sağlamaları çevreye verdikleri önemi de göstermekte.

Yazarlar:

Hatice Yasemin ÖZEN

Melek SÖNMEZ

Emel ERBAŞLI

Sedef İŞBECER

Kaynakça:

www.etietieti.com

http://www.pazarlamasyon.com

Reklamlar